Koç  Salımı. Köyümüzde ekim ayı ile kasım aylarında koyun sürülerine koç salınır. Koçlar çeşitli renklere boyanarak dikkat çekici bir görüntü kazanırlar.Yeni doğacak kuzuların sağlıklı ve iyi cins olması için koç seçimine dikkat edilir. En ideali iki yaşındaki koçlardır. (kart koç). Daha yaşlı koçlar kendi kuzuları ile çiftleşmesin diye aynı sürüye salınmaz ama farklı sürülere salınabilir. Bir yaşındaki koçların (toklu) yavruları semiz olmadığı için çok tercih edilmez.

Kanuni Sultan SÜLEYMAN zamanında Arapgir, Sivas'ın yedi sancağından birisiydi. Dönemin Sivas valisi Kürt İsmail Paşa yedi sancağın temsilcileriyle bir toplantı yapar ve her birine sorar; 'Memleketinizin neyi meşhurdur, ne yetişir?' diye. Sıra Arapgir'e gelir. Kavasbaşı Ahmet Paşa ayağa kalkar .'Teeddüp ederim, (utanır) der. Vali soruyu tekrar edince. Mahcup bir ifade ile 'Adam yetişir efendim adam' der.

TELEFON

  05/06/1970  Arapgir  Postası.

Köyler Telefon Birliği tarafından bazı köylere telefon hattı çekilmesi için teşebbüse geçilmiştir.Düzce ve Budak köyleri için bir hat çekilecek;Örtülü Bakımevine konulacak santrale de Onar,Selamlı,Yabanlı ve AKTAŞ köyleri bağlanacak.Direkleri köylü tarafından dikilmeye başlanan telefon hat ve santralı birlik tarafından sağlanacaktır.

  25/08/1972  Arapgir  Postası.

lçemiz Köyler Telefon Birliği'nce hafta içerisinde AKTAŞ köyüne Karayollarının Örtülü Bakımevindeki telefon santralinden hat çekilmeye başlanmıştır.

GEÇMİŞTEN  BİR  HABER

  25  EYLÜL  1964 (Arapgir  Postası.)

 Saat 11.05'te Örtülü Bakımevinden haraket eden sayın Valimiz Cezmi KARTAY ve beraberindeki misafirler ilk olarak Aktaş köyüne gelmişlerdir.Aktaş köylüleri tarafından davul zurna ile karşılanan sayın valimiz doğruca ilkokula gitmişler ve burada köylülerle hasbihalde bulunmuşlardır.Aktaş köylüleri,muhterem valimizden köprü, 700 mt. mesafede bulunan içme suyunun köylerine getirilmesini,Okullarına bir sınıf ilavesini,kadrolu bir imam tayini ile bir su mühendisi tarafından köylerinde etüt yapılmasını istediler.

Köyümüzde ilk sürücü belgesini (Ehliyet) 1940'lı yılların sonunda Halil SUNGUR (Hasta Ali'nin oğlu) almıştır.
Geçme muhannetin (namerdin) köprüsünden Koy (bırak) götürsün sel seni Girme tilki gölgesine Koy yesin aslan seni.
" Ehli keyfe zevk verir kahvenin kaynaması Eşeği yoldan çıkarır sıpanın oynaması" : Bu ifade zaman zaman çocuk kavgaları nedeniyle birbirine düşen komşular için mecazen de kullanılır.
Bizde atın sahibine bağlılığını ve asil bir hayvan olduğunu vurgulamak için şöyle bir tekerleme söylenir. Attan düşersen kalk yine binek, Katırdan düşersen yatak döşek Eşekten düşersen kazma kürek. Yani attan düşen biniciye birşey olmaz, kalkıp yine binebilir, katırdan düşen ise yaralanır ve yatağa düşecek kadar rahatsızlanır oysa eşekten düşen muhtemelen ölür, mezarı için kazma küreğe ihtiyaç vardır.
Biz Goculular şimşek çakınca"Bismillah" deriz. Şimşeğin dolayısıyla yıldırımın şeytanı hedef aldığı, Besmele çekince yanında olması muhtemel olan şeytanın bizden uzaklaşmasının sağlanacağı düşünülür. Besmele çekmek güzel ama diğer kısmı batıl inanç. Bizler Gökgürleyince Selavat getiririz. Buda güzel. Ayrıca Kasırga görünce '...Ali burda Battal şorda..' diyerek kasırganın bizden uzak olacağını şimdilerde biraz da istihza ile söyleriz. Bunlar da bizim batıl inançlarımız.

Bizim tekerleme şeklinde batıl inançlarımız da vardır: Keklik avın bitmesin Katır kunun tutmasın (döllenmesin, yavrun olmasın) Kadın işin bitmesin Ardıç göğün (yeşilin) gitmesin. Hz. Ali (bir rivayete göre Hz. Peygamber s.a.v.) düşmanlarından korunmak için bir kayalığa saklanır, orada bulunan keklikler ötünce yerini belli ettiği için keklik avın bitmesin diye beddua eder. Daha sonra oradan uzaklaşarak bir katırın arkasına sığınır, çammış (huysuz) katır adeta düşman ile işbirliği yapar gibi tepinir bu kez de katır için "Katır kunun tutmasın" diye beddua eder. Oradan uzaklaşan Hz. Ali bir kadının beşiğinin arkasına saklanır, sabırsız kadın benim işim var diyerek Hz. Ali'nin oradan uzaklaşmasını ister ve Hz. Ali de "kadın işin bitmesin" diyerek bedua eder, o yüzden kadınların ev işleri bitmez. Daha sonra ardıç ağacının arkasına sığınır ağaç kanatlarını açarak Hz. Ali'yi saklar ve Hz. Ali ardıç ağacı için "Ağaç göğün (yeşilin) gitmesin" diye dua eder. Bu inanış baştan aşağı batıldır, Hz Ali gibi insanlar kimseye beddua etmezler, kekliklerin avlanması, ardıçların yeşilliği, katırın döllenmeyişi Hz Ali'den önce de olan şeylerdir. Bizim en popüler batıl inancımız MİCMOLUK'tur. Filimlere konu olacak bir senaryosu olan bu batıl inancımızı bilmeyenler merak etsinler diye şimdilik yazmıyoruz.

  « Geri 1 | 2 | 3 | 4 | 5 İleri »


 

 

<<