Deyimlerimiz
| A | |
| Aç yatıp kuyruğumu dik tutarım: | Bu ifade kimseye eyvallahım olmaz, zayıf olan yönümü,eksik yanımı başkalarına hissettirmem manasında kullanılır.Bir parça kendini beğenmişlik hali söz |
| Afı-gafı kesildi | Özellikle kendisinden daha zayıf olanlara karşı gösterilen sert tepki |
| Agopun kazı : | Çok yemek yiyen,obur kişiler için kullanılır.Ne bulursa yiyen,vakitli vakitsiz birşeyler yiyen kişi. |
| Ağır ol ki batman gelesin | Olgun davran,yaşının ve konumunun gereklerine göre haraket et. Kısaca ağırbaşlı ol. |
| Akıl defter mi ? | Akıl nisyan ile malüldür sözünün değişik bir söyleniş şekli. Yani insanız unutabiliriz. |
| Aklı bir karış havada | Yaşından beklenen olgunluğu göstermeyen,düşüncesizce haraket eden. |
| Al karısı | Masal kahramanı.Bakımsız ve geçimsiz kadın |
| Ala bayrak açma | Tartışma,kavga etme |
| Ali kıran baş kesen | Mahallenin kabadayısı,her dediğini zorlada olsa yapan.Kural tanımaz. |
| Arabın yalellisi | Hesapsız,kuralsız haraket eden,düzensiz,saf kişi |
| Aralarından su sızmıyor | Çok samimi iki dost |
| Arap arap | Beklenilmeyen bir durum karşısında söylenir |
| Aşığa Bağdat ırak değildir | İnsan isterse olmaz gibi görünen işleri bile başarabilir. Gayretli olmayı teşvik için kullanılır. |
| Ayağıma çobalıyor | Bana zarar veriyor, beni tahrik ediyor, beni rahatsız ediyor |
| B | |
| Başıma cin bıtırağı yapıştı | Çok sinirlendim. |
| Başımın etini yedi | Muhatabını bunaltacak kadar çok konuşan kişiler için kullanılır. |
| Başında kavak yelleri esiyor | Yeterince hayat tecrübesi olmayan, feleğin çemberinden henüz geçmemiş kişi. |
| Başkasının kanadı ile uçuyor | Bir şahsın yakın çevresinin imkanlarından yararlanarak iş yapması, başarılı olması |
| Baştan ayağa haberi yoktur | İşlerini dağınık yapan, birinin yaptığı işten diğerinin haberinin olmaması hali. |
| Bayram ekmeği ile köpek tavlanmaz | Bir çiçekle bahar gelmez sözünün bir versiyonu. |
| Benim halim itin zemheride kar yemesi | Rahatsızım ama mecburen çalışıyorum. (Bir parça sitem.) |
| Beterin beteri var | En olumsuz durumdan daha da olumsuz durumlar olabilir. |
| Bin koyunlu kürt gibi | Rahatına düşkün, kendini pek sıkıntıya sokmayan |
| Bir tahtası eksik | Sağlıklı düşünemiyor, olayları iyi tahlil edemiyor |
| Bir yaşıma daha girdim | Yeni ve beklenilmeyen bir haber veya bir fikir duyulması halinde kullanılır |
| Boğazına geçme | Suçlayarak kızma |
| Burnundan kıl aldırmıyor | Kendisini beğenmiş |
| C | |
| Cılkı çıkmak | Çok ayağa düşmüş, bayağılaşmış, Beklenen faydadan uzaklaşılmış. |
| Ç | |
| Çamura Yatma | İşi yokuşa sürme, açıkca karşı çıkamadığı işi mazeret üreterek sürüncemede bırakma. |
| D | |
| Çobanın gönlü olsa tekeden (erkek keçiden) süt çıkarır | Eğer insan arzu eder ve gayret gösterirse en olmayacak işleri bile yapabilir |
| Dabanları yağlamak | Hızlıca kaçmak. |
| Damarına basmak | Kızdırmak, hassasiyetlerine dokunmak |
| Daşdöğen | Çekirdekten yetişme, zorlukların üstesinden gelebilen kişi ya da çocuk |
| Dışlık alamıyorum | Rahat edemiyorum, zevk alamıyorum |
| Dışlıksız adam | Geçimsiz adam |
| Döşeğin yeğlik ola | Ağır hastaların bir an önce iyileşmesi temennisi |
| Dur bakalım kalbur sudan ne getiriyor | Yakın gelecekte istemediği bir işi yapmak zorunda kalacak olan kişinin çıkmamış candan ümit kesilmez misali farklı beklentilere girmesi. (Bacım uşak ç |
| Düğünün taşa konmuş gibi | Önemsiz bir işi acele ederek bitirme telaşı |
| Dünya yansa içinde çöpü yok | Hiç birşeyi umursamayan, rahat, işleri oluruna bırakan |
| E | |
| Eğri oturup doğru konuşmak | Ne pahasına olursa olsun doğru konuşan |
| Eksik etek | Zayıf, korunmaya muhtaç. Daha ziyade kimsesiz kadınlar için kullanılır |
| Ektiğim nohut, biçtiğim nohut, şehire gitmiş leblebi olmuş | Geçmişini unutmuş, kendini beğenmiş |
| El atına binen erken iner: | Başkalarının gücü ile,desteği ile haraket edenlerin başarısı kısa sürer. |
| El eli yıkar elde döner yüzü yıkar | Karşılıklı yardımlaşmayı vurgulayan bir deyim |
| El elin eşeğini türkü çağırarak ararmış | Başkalarına yaptığı işe yeterince özenmeyen, işin hakkını vermeyen kişiler için kullanılır |
| El evladı el yanında it etinden ucuzdur | Başkalarını düşünmeyen, başkalarının çektiği zorluklardan rahatsız olmayıp elindeki yetkiyi kötüye kullanan |
| Elden ayaktan düşmek | Bakıma muhtaç hale gelmek |
| Elden gelen öğün savmaz, savsa da vaktinde gelmez | Başkalarından gelecek yardıma güvenerek hayat idame ettirilemez |
| Eşeğe gücü yetmeyen palanına saldırır | Kendinden güçlü birine kızıp ona bir şey yapamayınca hırsını daha zayıf olanlardan çıkaran |
| Ev danası öküz olmaz | İnsanın yakın akrabası servetçe veya mevkiice ne kadar başarılı olursa olsun yinede eski konumunda değerlendirilir. Aynı durumdaki yabancılar kadar on |
| F | |
| G | |
| Gelen mala gelsin | Canın sağ olsun |
| Gençlik bir huma kuştu çevirdim tutamadım, ihtiyarlık kart kumaş kimseye satamadım | Gençliğin ve sağlığın kısa sürmesi, yaşlılığın uzun sürmesi |
| Geniş yerde dar otur ki dar yerde geniş oturasın | Ölçülü yaşa, biraz servet edinince şımarma |
| Gökten ne yağdı da yer kabul etmedi | Çaresizlik içinde kabullenme. |
| Gökten paldın yağsa boynuma geçmez | Çok şanssızım. Paldın, eşeğin palanında bulunan halka şeklindeki bölüm. |
| Görmemişin bir oğlu olmuş, çekmiş ….. koparmış | Görgüsüz, sonradan görme |
| Gözden çıkmış eşeği dağa salsan kurt yemez | Kötüye birşey olmaz ifadesinin bir başka versiyonu |
| Gözünü seveyim | Sevgi ile söylenen bir ifade olup rica veya beğenme halinde söylenir |
| H | |
| Haldır hayat | Bomboş, metruk |
| Her kuş kendi sökünüyle uçar | Kardeşler, akrabalar dayanışma içinde olmalıdırlar. Birlikte haraket etmelidirler |
| Her zamanki küllü çörek | Her zamanki adam. -Nasılsın hala? -Nasıl olayım her zamanki küllü çörek |
| Herkesin yorulduğu yere bir han yapamayız | Herkesi memnun etmek zorunda değiliz, herkesin her dediğini yapamayız |
| Hık demiş burnundan düşmüş | Birbirine çok benziyor |
| Hımhış olma | Tamamen ezilip kullanılamaz hale gelme |
| Hırlı hottuk dur | Akıllı uslu dur |
| Hırtığını sıkma | Boğazını sıkma |
| Hiç yüz dirhem yok, hepiniz bir okkasınız | Tartışmada herkesin kendi fikrinde ısrar etmesi, kendisini beğenmesi hallerinde kullanılır |
| I | |
| İ | |
| İdaremiz çıkar çıkmaz | Yıllık geçimimizi ucu ucuna sağlayabiliriz |
| İki gummuk vurma | İki yumruk vurma |
| İki hallik bir bellik | Birkaç zayıf, yaşlı, bakıma muhtaç adam |
| İki zoğ arasında bir zoğ çıkarmak | Telaşla bir işi yaparken, iş yoğunluğuna aldırmadan aradan başka bir işi çıkarmak |
| İt izi kurt izine karışmış | Bütün işler birbirine girmiş, işler kontrolden çıkmış |
| J | |
| K | |
| Kaburgası kalın | Hali vakti yerinde, zengin |
| Kâkgız kâkgız | Beklenilmeyen bir durum karşısında söylenir. |
| Kapına gelen hınzırda(Domuz) olsa hızır muamelesi yap | Kapına geleni boş çevirme, onu küçümseme. |
| Kara çullara oturtmak | Elinde avucunda neyi varsa alma. |
| Kara keçiyi gören içi dolu yağ sanıyor: | Dış görünüşüne veya içinde bulunduğu konuma bakıp varlıklı sanma. Ölüler sanarmış ki diriler hep helva yiyor sözünün bir benzeri. |
| Kıl kımıramıyor | Hiç hava yok, hiç hareket yok, sessiz |
| Kındır kındır | Bir cismin yuvarlanarak gitmesi. |
| Kırk dereden su getirmek | İşi palağa yaymak,çok zorluk çıkarmak. Bürokratik engellerle oyalamak |
| Kırk gün kar yağar bir gün av olur | Fırsatlar bir kez ele geçer, çok sık fırsat yakalanamaz. |
| Kırk hissenin darısı | Hissadarı çok olan miras. |
| Kırk kıranla bacılık | Herkes ile iyi geçinen, çok sayıda dostu olan |
| Kirli çıkın | Dış görünüşünden daha farklı, daha zengin olan kişi |
| Koç olacak kuzu köm önünde belli olur | Başarılı olacak adam daha çocukluk yıllarındaki hal ve haraketlerinden belli olur. |
| Kop etmek | Toplayıp yığın yapmak |
| Köpeksiz köye uğramış elleri sopasız geziyor | Saygısız bir şahsın yaptığı terbiyesizliklere kimsenin ses çıkarmaması. |
| Kötü sen şurada dur, iyiyi arayıp bulamazsam sana dönerim | Özellikle bir kızı isteyip de alamayan gencin ikinci bir kızı istemesi halinde kullanılır. |
| Köyün küçüğünde, şehrin büyüğünde oturacaksın | Küçük köylerde daha az sorun olur, fikir birliği daha kolay sağlanır. |
| Kurtla yiyip sahibiyle ağlıyor | Bu deyimin bir benzeride, hem kırar hem sarar, hem yapar hem bozar. Daha ziyade iki yüzlü, pişkin insanlar için kullanılır. |
| Kurtlu İt | Evde oyalanan, pek dışarı çıkmayan genç erkekler için kullanılır |
| Kuyruğu kapıya sıkıştırmaz : | Kendisini sıkıntıya sokmaz, başkalarını kullanır. Daha ziyade bencillik söz konusu olduğu için bu deyim olumsuz anlamda kullanılmaktadır. |
| Külden helva yapsam yer | Her şeye beğenir, detaylarla ilgilenmez |
| Küller başaan (başına) | Acısına, sıkıntısına ve perişanlığına rağmen hala birşeyler yapma halinde olan insanlar için kullanılır. (Acıyarak eleştirmek). |
| L | |
| Leyleği havada görmek | Sürekli seyahate çıkmak |
| M | |
| Mal canın yongasıdır : | Can malsız olmuyor. |
| Medine fıkkarası | Çok fakir |
| Muhannete muhtaç olma | Başkalarına muhtaç duruma düşme. |
| Mumlar tutturmak | Çok zahmet vermek |
| Müdaanem yoktur | Eyvallahım yoktur |
| N | |
| Ne it girmiş ne ziyan olmuş | Hiçbir şeyi umursamamak. |
| Ne oldum delisi | Desinlere giden, dolduruşa gelen. |
| O | |
| Ortalık çirot değirmen | Kimse kalmadı, bomboş, herkes gitti |
| Ortalık Kel Ali'nin bağına döndü | Ortalık çok karıştı işler birbirine girdi |
| Ö | |
| P | |
| Palağa yayma | Oyalamak |
| Pörk başımdan sıçradı | Birden bire çok sinirlendim |
| Putu açılmadı | Morali bozuk , keyfsiz, rahatsız |
| R | |
| S | |
| Saçını süpürge etme | Fedakarca hizmet etmek. |
| Sakalımın Yandığını Aramıyorumda Ellere Cevap Veremiyorum | Yapılan işin olumsuzluğu nedeniyle açıklanmasında yaşanan güçlük hali. Misal: 65 yaşındaki kadının dut ağacına çıkması ve ağaçtan düşmesi karşısında, |
| Sakalına Piyaz Doğramam: | Şirinlik yapmam, Gönlünün önüsüre gidemem, Eyvallahım olmaz. |
| Salyan Sulha Gelir: | Köy bütçesi isterler,ön görülemeyen küçük masraflar olur tedarikli olmalıyız. |
| Süne salka geliyor | Kendinden geçmiş bir şekilde sallana sallana geliyor |
| Ş | |
| Serçeye çubuk bela | Altından kalkamayacağı işin altına girmek veya böyle bir durumla karşı karşıya kalmak. |
| Şeytana pabucu ters giydirme | Çok uyanık, açıkgöz |
| Şıltah(k) atına binmek | Çocukların çok neşeli olması yerinde durmaması hali, bir parça şımarıklık |
| T | |
| Tilki var ki baş kesiyor kurdun ise adı çıkmış | Çok sinsi,fark ettirmeden işler çeviren. |
| Tilkiler düğün ediyor | Güneşli bir hava da hafif yağmur yağması halinde söylenir |
| Tohuma kaçtı | Kartlaşmış, tazeliğini, canlılığını kaybetmiş |
| U | |
| Ununu elemiş eleğini asmış | Dünyalığını hazırlamış veya işleri yolunda çoluk çocuğuna iş imkanı sağlamış |
| Uy beni beni | Çok üzülme, dövünme |
| Ü | |
| V | |
| Vade dolmasa da yaş öldürür | Artık doksan yaşındayım daha ne kadar yaşayacağım ki ... |
| Y | |
| Yağlı G(K)are | Israrcı, yapıştı mı istediğini almadan bırakmayan kişi |
| Yere bakan yürek yakan | Sinsi, güvenilmez |
| Yere göğe sığmamak | Çok övülmek |
| Yurt yeri | Göçerlerin çadır kurdukları yer |
| Z | |
| Zemheri tilkisi | Çok zayıf adam |
| Zivik zivik arıyor | Köşe bucak her yeri arıyor |



